Hayvan Sevgisi

image

Bizde hayvan sevgisi kardeşimin köpeği Padme ile başladı. Padme cinsinin bir özelliği olarak koruyucu bir köpek,  hiçbir zaman Egemen’e bir zarar vermedi. Egemen de bu güven duygusunu hissedince oldukça alıştılar birbirlerine. En ileri aşamamız da Egemen’in elini Padme’nin ağzının içine sokup ağzındaki topu almasıdır. Açıkçası ben henüz o kadarına cesaret edemedim🙂
Padme de Egemen’in hareketlerini oldukça dikkatli takip ediyor. Egemen gezintiye çıkarmışsa resmen onun gibi küçük adımlar atıyor, hiçbir şekilde hızlanmıyor. Egemen de ona komutlar vererek yönlendiriyor. Gerçekten ikisinin ilişkisi görülmeye değer. Ama bu sevginin yanında da bir gerçek var ki her köpeğe Padme gibi davranamama durumu. Şimdilik bu durumu anladığını düşünüyoruz umarım tatsız bir tecrübe yaşamayız.
Aslında evimiz ve imkanımız müsait olsa biz de bir köpek edinmek isteriz. Ama İstanbul şartlarında çok da kolay görünmüyor maalesef. Biz bu sevgimizi şimdilik kapımızın önündeki kedileri besleyerek yapabiliyoruz.

Yüzüyor :)

Yılsonu gösterimiz

image

Gösteri başlamadan önce bu fotoğrafı çekip “Gösteride çocuktan daha heyecanlı kişiye ANNE denir” diye yazmıştım instagrama.

Gerçekten de Egemen’den daha heyecanliydim.Bu sene de geçen sene olduğu gibi ser verip sır vermedi. Tek bildiğimiz tiyatroda çocuk olacağıydı. İşte çocuk rolü yaptığı tiyatro oyunumuzdan bir kesit :

Bu sene çocuklarda gözlemlediğim inanılmaz bir rahatlık vardı.  Çok da hoşuma gitti açıkçası.  Ama bizimki görev adamı tabi hiç istifini bozmadı. Çocuklar rollerini unuttukca birbirlerine hatırlattılar, arkadaşlarını doğru yerlere yönlendirdiler, en önemlisi de çok eğlendiler.

image

Koroda söyledikleri Barış Manço şarkıları da çok hoşuma gitti. Bu zamana kadar hiç aklıma gelmemişti.  Bir an evvel cd edinip evde de dinletmek istiyorum.
Bu seneki gösterimiz hazırlık sınıfıyla beraber yapıldı. En sonda açtıkları pankartla ve 10. yıl marşı ile çok duygulandik.
image

5 yaş

Başlığı bile yazmak tuhaf geldi bana, hangi ara 5 olduk biz, nasil da geçti zaman!
Geçen sene tatsız bir tecrübe yasadigimizdan ve bu sene güzel tatiller planladigimizdan yaş gününü yapmamaya karar vermistik.
Okulda arkadaşlarıyla bir kutlama yaptı.  Onun için babası iki adet tiramisu yaptı ve üzerlerine Buzz ve Woody karakterleri çıkarttı.

image

image

Oldukça güzel oldu, ellerine sağlık babamızın🙂

Yine içimiz el vermedi, okuldaki gosterisinden sonra aile arasında bir küçük pasta daha kestik. Bu sefer pastanin üstüne kendisi karar verdi ve yine babası uyguladı🙂

image

image

Başta doğum günü yapmayacagiz mı demistik:) Daha bitmedi, asıl günü olan 28 Haziran’da da tatilde olunca o aksam ki tatlımızın üzerine mum rica etmiştik. Sağolsun otel personeli hoş bir sürpriz yaptı🙂

image

Bu kadar mum üflemenin sonucu olarak şuan 8 yaşındayım diyor. Ahh canım oğlum büyümek için bu kadar acele etmesen.

İşte 5. yaşımızı da böyle kutlamış olduk. Sağlıkla sihhatle daha nicelerine kavuşalım inşaallah.

Oyuncak

Aslında çok oyuncak alan bir aile değiliz.  Ama her çocuk gibi odamizda oyuncaktan geçilmiyor. Biz bu aralar para biriktirip sadece bir oyuncak alabiliriz yoluna gidiyoruz, şükür ki Egemen’in tutturma huyu da olmadığından çok sorun yaşamıyoruz.
Ama itiraf ediyorum geçenlerde ben yaramazlık yapıp bu mikrofonu aldım. 

image

Nasıl çok şirin değil mi?🙂

Bizimki şimdilik lalala şeklinde takılıyor,  ama en çok da alkış efektini sevdi, sürekli alkislatiyor kendini🙂

Oyuncak demişken bir arkadaşımın yeni bir girişiminden bahsetmek istiyorum

http://www.handykids.com.tr

Kendisi tüm oyuncakları İngiltere’den ithal etti. Hepsi de sağlıklı oyuncaklar,  incelemenizi öneririm.

Büyüyor

Merhaba,

Yine ara verdik yazmaya, ben yazamasam da vakit geçiyor, oğlum büyüyor.

image

Soldaki 2,5, sağdaki 4,5 yaş

Okul meselesi

Egemen seneye Eylül ayında 63 aylık oluyor, yani 1. Sınıfa gitmek için çok şükür ki zorunlu değiliz. Anaokuluna başlayabilir veya kendi yuvasında devam edebiliriz.

Bu konuda henüz net kararımızı veremedik. Hafta sonu yuvada yaptığımız görüşmede pek tabi yuvada kalmamızın Egemen’in 1. Sınıfa hazırlanması açısından daha faydalı olacağını dile getirdiler. Açıkçası ilk zamanlar benim de düşüncem bu yöndeydi, zira Egemen’i devlet okuluna göndermeyi düşünüyoruz. Bu nedenle bir sene daha yuvasında alacaklarını alsın istedim, bir önceki yazıma bakarsanız gelişimi gayet güzel ve yuvada da çok güzel şeyler öğreniyor. Devlet anaokulunda bunun kaçta kaçını alabileceğiz, belki de çok ön yargılıyım, bilemiyorum.

Ama diğer taraftan da okula alışması açısından anaokulu yumuşak bir geçiş sağlayacaktır diye düşünüyorum. Hem 1. Sınıfa geçtiğinde hiç değilse anaokulundan gelen birkaç tanıdık arkadaşı olacaktır, ortam bildiği ortam, sevecen de bir öğretmene düşersek sorun olmaz diye de düşünmekteyim.

Anlaşılacağı üzere bu aralar bu iki düşünce arasında git-geller yaşamaktayım. İlkokulda benim için önemli olan öğretmen, gerçekten çocuğumu sevecek, onu anlayacak, bizi tanıyacak ve çocuğumun okulunu sevmesini sağlayacak bir öğretmenin karşımıza çıkmasını diliyorum.

Bizim gibi durumda olan kimler varsa rica etsem siz de görüşlerinizi yorum kısmına bırakır mısınız?

Teşekkürler