Category Archives: Gelişim

Büyüyor

Merhaba,

Yine ara verdik yazmaya, ben yazamasam da vakit geçiyor, oğlum büyüyor.

image

Soldaki 2,5, sağdaki 4,5 yaş

Reklamlar

Veli toplantısı

Cumartesi günü bu seneki ilk yuva toplantımız için Egemen’in okuluna gittik. İlk bir saatimizi okul mevzusuna ayırdık, onu ayrıca yazacağım.

Daha sonra bu seneki öğretmeniyle tanıştık. Daha önce hep telefonla bilgi alıyorduk kendisinden ilk defa toplantıda tanıştık. Egemen’den memnun olduğunu dile getirdi. Tek sıkıntı bu aralar kitap çalışması sırasında konuşmaya başlamış, onu da öğretmeni kontrol altına almaya çalışıyor. Yeri gelmişken söyleyeyim bu sene kitap çalışmalarına başladılar. Öğretmeni bütün sınıfın severek çalışmalara katıldığını söyledi. Hatta bir sayfa ile sınırlı tutacakken çocukların daha fazla yapmak istediğini söyledi. Bazen bu gibi çalışmalar bizimkiler için erken mi değil mi diye sorguluyorum. Ama çocuklar mutlu ise ve talep geliyorsa çok da engellenmemeli gibi geliyor bana. Zaten okulda oyunla birlikte öğrendikleri için onlara da keyifli geliyor, umarım uzun vadede de faydasını görürüz.
Bu sene matematiğe daha fazla yer verdiler. Egemen’de oldukça sevmiş, 1-10 arası rakamları tanıyor dedi öğretmeni. Biz de bu aralar rakamları sevdiğinin farkındayız, eline kalem alır almaz hemen rakamları yazmaya başlıyor, şimdilik 20’ye kadar yazıyor. Ama enteresan bir durum var, mesela 12 yazdı, doğru okuyor, ama “anne bak 2 ve 1 yani oniki diyor” şimdilik tersten gösterme var ama düzelecektir.

20121205-110353.jpg

1’den 100’e kadar sayarken tam sayılarda biraz takılıyor, geçenlerde öğretmeninden öğrendiği bir oyunu birlikte oynadık, çok eğlendik. Söyleyeyim belki siz de çocuğunuzla oynarsınız. 1’den saymaya başlıyoruz sırayla 5,10,15,20’ye geldiğinde hop diyoruz, unutan yanıyor. 🙂
Sohbetimiz esnasında öğretmenin aklına Egemen’in geçen gün yemekte yaptığı bir olay geldi, çok güldük. Nohutunu bitirmek üzereymiş, tabağına bakmış : “Hıım 4 tane nohutum kaldı, şimdi bir tane daha yiyeceğim 3 kalacak, onu da yiyince 2, sonra 1” demiş 🙂 Matematiği ne kadar sevdiği buradan da belli oluyor değil mi?

20121205-110942.jpg

Ayrıca matematiği yaptığı resimlerde de kullanıyormuş, bu da yaratıcılık tarafını ortaya koyuyormuş. Şekilleri tanıyormuş, bunu da evde bize yansıtıyor sıklıkla “Bu daireye benziyor değil mi, bu da kare değil mi?” şeklinde soruyordu uzun zamandır. Zıt kavramları biliyormuş, büyük-küçük gibi. Büyük olursa daha ağır olabileceğini ve suda batabileceğini bilebiliyormuş.
İngilizce’yi de seviyormuş, onu her zaman yansıtmıyor, ama geçenlerde evdeyken birden aklına geldi ve bildiği İngilizce kelimeleri sıralamaya başladı :
Sınıf : Classroom
Öğretmen : Teacher
Öğrenci : Student
Dolma kalem : Pen
Kurşun Kalem : Pencil
Kalem kutusu : Pencil case
Kalem tıraş : Pencil sharpener
Kitap : Book
Defter : Notebook
Tahta : Board
Çöp tenekesi : Dustbin
Harita : Map
Silgi : Eraser, rubber (Bunu birlikte söylüyor, ikna edemedim iki anlamı olduğuna 🙂 )
Masa : Table
Sıra : Desk
Sandalye : Chair
Ayağa kalk : Stand-up
Otur : Sit Down
Göster : Point
Kitabını aç : Open your book
Kitabını kapa : Close your book

Bu kelimeleri böyle bir anda sayınca şok oldum açıkçası, hemen not ettim. Dün de İngilizce öğretmeniyle telefonda görüştük. Öğretmeni, şekilleri, ev odalarını, organları ve hayvanların isimlerini bildiğini söyledi, bunları ara ara siz de kullanırsanız faydalı olur dedi. Adını soyadını söyleyebiliyormuş, sorulduğunda bizim adlarımızı da söyleyebiliyormuş. Gösterilen nesneyi İngilizce olarak sorduğunuzda İngilizce cevap verebiliyormuş. Şaşırdım açıkçası ve akşam dayanamayıp sordum :
What is this Egemen?
It is a pen 🙂
Benim not aldığımı da görünce “Yaz anne yaz Egemen kendi başına cevabı bildi yaz” dedi. 🙂

Ben büyüyünce ne olayım?

Dün akşam bu soruyu sordu oğlum bana.

E : “Ben büyüyünce ne olayım anne?”
B: “Ne istersen olabilirsin oğlum, müzisyen, ressam, oyuncu, doktor, öğretmen” diye sıralarken ben,
E: “İtfayeci olacağım ben” dedi, gayet emin bir sesle.
B: “Tabi itfayeci de olabilirsin çok güzel dedim.”
O sırada babası eve gelmişti heyecanla ona da söyledi :
E: “Baba ben büyüyünce itfayeci olacağım, yangınları söndüreceğim, bir de sana su sıkacağım” dedi 🙂

Çocuk işte 🙂

>Aile Projeksiyonu

>

Veli toplantısında bahsettiğim çalışması buydu. Evet henüz pek birşeye benzemiyor, ama pek çok şeyi ifade ediyormuş. Gelişim uzmanımız burada mutlu aile yapınızı ortaya koyuyor dedi. Sağda ve solda anne-babası ve ortaya da kendini koymuş. Gerçekten çok hoşuma gitti, çizdiği ilk anlamlı kompozisyon oldu.
Peki evde nasılız? Birbirimizi seviyoruz, sevgimizi her fırsatta birbirimize sarılarak gösteriyoruz. Egemen ten temasından hoşlanan bir çocuk, o nedenle de geceleri bile kulağımızı tutarak uyuyor.:))
Ama özellikle bu aralar kriz zamanlarımız arttı. Anne-baba olarak her zaman olamasa da (itiraf ediyorum ben bozuyorum) ortak bir tavır takınmaya çalışıyoruz. Aksini yaptığımız durumlarda kime yanaşacağını çok iyi biliyor ve nasılsa biri vazgeçecek diye diretmesi uzuyor. Zaman zaman sinirime hakim olamayıp sesimi yükselttiğim oluyor maalesef, ama bana aynı şekilde cevap verince kalıyorum öylece. Şimdilerde bana ters birşey yaptığında sadece yüzümü asıyorum ve onunla ilgilenmiyorum. Öyle güzel anlıyor ki yavaş yavaş yanıma yaklaşıyor “Annecim seni çok özledim ben, kucağına al beni”  gibi cilveler yapıp kendini affettirmeye çalışıyor. Bu ara pek bir anneci oldu, “Baba sen git, annecim gelecek” diye babasını yatağından kovuyor. Ben yanına gidince de yanaklarımı okşayıp “Seni çok seviyorum anne” diyor. :))
Babayla ilişkileri, tam bir baba-oğul ilişkisi. Birlikte berbere gidiyorlar, yanyana koltuklarda traş oluyorlar. Birlikte maça gitmeyi seviyorlar, evin içindeyse basket oynayıp, koşturuyorlar, boğuşuyorlar. Evdeki çiçeklerin bakımından ve de balıkların yemlenmesinden de onlar sorumlular.
Çocuklarımıza sürekli birşeyler vermeye çalışıyoruz, artıları, eksikleri, doğruları, yanlışları sürekli bir endişe taşıyoruz içimizde. Ama yaptığı şu çizimle en azından yanlış yolda olmadığımı gösterdi ya bana oğlum daha ne isterim :)))

>Veli Toplantısı-2

>

Dün akşam okulumuzda 2. veli toplantımız vardı. Öncelikle büyük kas gelişiminden bahsettiler. Büyük kas gelişimi yaşına uygun gidiyormuş, denge tahtasında yürümeyi seviyormuş, şu an için yapamadığı hareket tek ayak üstünde zıplamakmış 🙂 Bowling oynamayı seviyormuş, topu çok düzgün atıyormuş, el-göz koordinasyonu başarılıymış.Öğretmeni bunları anlatırken ben de görmeyi o kadar çok istedim ki, en güzel anlarını kaçırıyormuşum gibi geldi 😦
Egemen artık 2007’lilerin sınıfında olduğu için her aktiviteyi onlarla beraber yapmıyor tabi ki, bu sınıfta da seçmeli dans dersi varmış, ama Egemen küçük olduğu için bize hiç söylememişler. Bizimki iki haftadır o saatte oyun oynamak yerine onları izlemiş dikkatlice ve bu hafta da öğretmenlerini şaşırtacak şekilde, üstelik eşli olan bir dansta, eşi olmamasını umursamadan kendi başına bütün hareketleri yapmış 🙂 Babamız hiç sevmez dansı, o nedenle ben de oğlumla dans edeceğim günlerin hayalini kuruyorum şimdiden 🙂

Daha sonra küçük kas gelişimine geçtik, bu konuda yaptıkları yaşına uygunmuş, çizgi çalışmalarını başarıyla yapmış. Makas çalışmasında da oldukça düzgün kesimler yapmış. Asıl beni heyecanlandıran dün yaptıkları “Aile Projeksiyonu” çalışması oldu. Düz bir kağıtta ortaya kendisini, sağa ve sola da babasıyla beni çizmeye çalışmış, bu çalışması kendisini de çok heyecanlandırmış, hemen öğretmenine göstermiş 🙂

Toplantıda anladığım en önemli şey oğlumun artık okul disiplinini oturtmuş olduğuydu, öğretmeni ilk başlarda beni biraz zorladı ama şimdi herşey yerine oturdu diyor. Öğretmeniyle masa başı çalışmalarını çok seviyormuş, renk eşleştirme, obje-renk uyumu ve yap-bozları çok severek yapıyormuş, bitince başka yok mu gibilerinden bakıyormuş öğretmenine. Yeşil ile mavi rengi karıştırabiliyormuş.

Herzaman ki gibi en sevdiği köşe hayal köşesiymiş, ikili oyunlarda arkadaşlarıyla güzel güzel oynuyormuş, ama bir üçüncü kişi dahil olunca oyun bozan Egemen oluyormuş. Daha çok yöneten tarafta olduğu için üçüncü kişinin katılımında söz hakkı azaldığından oyunu bozabiliyormuş. Geçen veli toplantısıyla karşılaştırdığımda gelişme olduğunu görüyorum, önceden bireysel oyunlar oynamayı seviyordu, şimdi iki kişiye çıktı, zamanla artacaktır. Oyuncak paylaşımı konusunda biraz haşin, arkadaşlarının elinden oyuncağını sormadan kapıyormuş, ozaman biraz ortalık karışıyor dedi Gamze öğretmenimiz. Yakaladığı noktada “Egemen öyle almıyorduk, ne yapıyorduk?” diye sorunca da oyuncağı geri verip “Alabilir miyim?” diye izin istiyormuş.
Dil gelişimi oldukça ileride diyip dün yaşadıkları bir durumu anlattılar. Egemen’in bir arkadaşı adını hatırlamıyorum, yazı tahtasında Egemen’e birşeyler anlatıyormuş, Egemen’de karşısına geçmiş onu dinliyormuş, sonra heyecanla öğretmenine koşup “Arkadaşım dünyanın oluşumunu anlatıyor bana” demiş :))
Egemen kendisini oldukça iyi ifade edebilen, karakterli bir çocuk dedi Şenay Hanım, evde sergilediği haşarılıkların hiçbiri okulda yokmuş, bu beni oldukça sevindirdi. Yaptığı huysuzlukların nedenine bakın dedi ve de herzaman ondan hızlı düşünüp sonucunun kötü olacağı bir harekette bulunmayın dedi veya bulunduysanız da sonuçlarına sabırla katlanın dedi.
Hikaye zamanlarında çok güzel hikaye anlatıyormuş, bunu duyduğuma da çok sevindim. Aynı teklifi ben götürecektim ki zaten yapıyorlarmış. Egemen evde okuduğumuz kitapların sayfasını çevirip zaman zaman kendi de anlatmaya çalışıyordu. Şimdi sevdiği hikaye kitaplarından birini okula göndereceğiz ki orada da anlatsın. Ama şimdiye kadar ne bir oyuncağını ne de bir kitabını okula götürmek istemedi. Kendisi arkadaşlarının elinden oyuncakları kaptığı için muhtemelen kendisine de aynısının yapılacağını düşünmüştür 🙂
Öğlen uykularında bu aralar biraz sıkıntı yaşıyormuş, uyutmasak olur mu dediler, çünkü o saatte İngilizce dersini de kaçırıyormuş. Son birkaç haftasonu uyumadığını ve eğer günü kurtarabilirlerse uyutmayabileceklerini ilettim. Dönüşte serviste yarım saat kestirirse akşam uykusuna da erkenden geçiririm diye düşünüyorum.
Yemek konusunda da bu aralar zorluyormuş öğretmenini, “Daha önceleri kendi başına çok güzel yiyordu, ama bu aralar ben bitirtmek zorunda kalıyorum” dedi. Bunda hem Egemen’in geç kahvaltı etmesi, hem de babaannesinin yemeği bitirmesi uğruna peşinde dolaşması var maalesef. Babaannemiz sağolsun çok düşünceli, tabağında kalırsa çok üzülüyor ve her türlü oyunla yemeğini bitirtiyor. Ama aynı şeyi bize yapamıyor, akşam biliyor ki sofrada beraber yemek yiyeceğiz, bunu da tekrar düzene sokacağız inşallah.
Alinda en sevdiği arkadaşıymış, biz de evde çoğu zaman adını duyuyoruz. Geçen gün Alinda “Gel tatlım gel yanıma otur” diyerek Egemen’i çağırmış, yana yana oturmuşlar ve Egemen Alinda’nın elini tutup yanağına bir öpücük kondurmuş 🙂 Öğretmeni kızları daha çok seviyor dedi. Biraz Mert’le sorun yaşıyormuş, Mert daha sakin kendi başına oynamayı seven bir çocukmuş, Egemen gidipte onun elinden oyuncağını alınca Mert’in şalterler atıyormuş 😦

Egemen’in de çok hareketli bir çocuk olduğunu ve bu aralar daha çok masa başı aktivitelerine yönlenmemizi önerdiler. İleride okul yaşamında da masa başında çalışacağı için şimdiden alışması daha iyi olur dediler, ama abartmadan tabi ki.Evde ben de ona çizgi çalışmaları, kesme çalışmaları yaptırmayı düşünüyordum, ama artık vazgeçtim, nasıl olsa onları okulda yapıyor, biz evde gönlümüzce oyun oynayalım değil mi? 🙂

Problem çözmede de ufak adımlar atmaya başlamış, geçenlerde yazı tahtasında çalışmak istemiş, ama iki arkadaşı önceden tahtaya oturmuşlar. Gamze öğretmeni “Egemencim şimdi arkadaşların orada oturuyor, yer yok, istersen başka bir köşede oyna” demiş. Egemen de bulduğu en yakın sandalyeyi kapıp gelmiş, “işte yer var” demiş, kendince bir çözüm bulmuş :))

Bu veli toplantısından oldukça mutlu ayrıldım diyebilirim, evdeki huysuzlukların tamamen bize karşı yapılan bir naz olduğu tescillendi, okul düzeni çok düzgün bir biçimde oturmuş görünüyor, gelişimleri yaşına uygun hatta bazı aşamalarda ileri ve başarılı, daha ne olsun ki :)))

>Masal okuyoruz :)

>

Bu ara boşladım bayağı bloğu, ama ailede tatlı bir telaşımız var, haftasonu da geçsin, detayları paylaşacağım 🙂

>Geveze

>

İşte böyle geveze bir 2,5 yaşındaki Egemen’in annesiyim ben :))
Bu yakalayabildiğim bir kare, neler neler anlatıyor, yetişemiyorum artık, not almak da gerekiyor. Ama en kalıcısı video aslında, ona da her zaman fırsat olamıyor maalesef.
Yeni ağzımıza takılan kelimemiz “tabi ki”, “Alabilir miyim oğlum?” “Tabi ki anne” :))
Geçen gün koltuğun altına bir oyuncağı kaçmış, eğilmiş uğraşmış alamamış, dönmüş babaannesine seslenmiş :
“Bi’de sen dene istersen” 🙂
Dün de okuldan gelince anlatmaya başlamış babaannesine :
“Alinda’nın doğumgünü yaptık, pasta yedim dolu dolu, hiç uyumadım okulda”
“Babaanne ben okulda faaliyetler yaptım”
Ben eve gelince söylediği ilk cümleyle yazımı sonlandırıyorum :))
“Bak anne dağıttım ortalığı!!” (Darmadağınık odası gösterip :))