Category Archives: Uncategorized

Hayvan Sevgisi

image

Bizde hayvan sevgisi kardeşimin köpeği Padme ile başladı. Padme cinsinin bir özelliği olarak koruyucu bir köpek,  hiçbir zaman Egemen’e bir zarar vermedi. Egemen de bu güven duygusunu hissedince oldukça alıştılar birbirlerine. En ileri aşamamız da Egemen’in elini Padme’nin ağzının içine sokup ağzındaki topu almasıdır. Açıkçası ben henüz o kadarına cesaret edemedim 🙂
Padme de Egemen’in hareketlerini oldukça dikkatli takip ediyor. Egemen gezintiye çıkarmışsa resmen onun gibi küçük adımlar atıyor, hiçbir şekilde hızlanmıyor. Egemen de ona komutlar vererek yönlendiriyor. Gerçekten ikisinin ilişkisi görülmeye değer. Ama bu sevginin yanında da bir gerçek var ki her köpeğe Padme gibi davranamama durumu. Şimdilik bu durumu anladığını düşünüyoruz umarım tatsız bir tecrübe yaşamayız.
Aslında evimiz ve imkanımız müsait olsa biz de bir köpek edinmek isteriz. Ama İstanbul şartlarında çok da kolay görünmüyor maalesef. Biz bu sevgimizi şimdilik kapımızın önündeki kedileri besleyerek yapabiliyoruz.

Reklamlar

Yüzüyor :)

Öğretmenler günü hediyemiz

20121122-100116.jpg

Bu sene öğretmenimize bu cici hediyeyi yaptırdık. İçinde küçük el aynası var, üstüne de öğretmenimizin ad-soyad baş harflerini işlettik. Ben çok beğendim, siz de beğendiyseniz, bir TIK!

Uyku arkadaşı

Bu yaştan sonra da uyku arkadaşı olur mu demeyin, oldu işte 🙂

20121121-112657.jpg

Babaannemizin kupon biriktirip gazeteden aldığı bu sevimli dinazor masal anlatıyor. Aslında akşamları uyku ritüelimizde babayla kitap okumak var. Ama arada sırada da bu dinazorla tek başına bir-iki masal dinleyip uyuduğu oluyor. Dün gece de onlardan biriydi, bakınız masal bitince nasıl da sarılıp uyumuş. 🙂

20121121-112821.jpg

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

20121116-153503.jpg

Her sene olduğu gibi bu sene de ailece Bağdat Caddesi’ndeki fener alayına katıldık. Bu seneki katılım oldukça fazlaydı, Suadiye Işıklar’da 1 saat yürüyüşün başlamasını bekledik, coşkulu bir kalabalık vardı, sürekli marşlar söyledik.

20121116-153728.jpg

Bu sene daha da büyüdüğünden sorular artmaya başladı : “Atatürk nerede? Hiç gelmeyecek mi? Ama ben de onu görmek istiyorum, gelsin.” Meğersem ne zormuş bu sorulara cevap vermek. Yüzeysel cevaplar vererek konuyu geçiştirdim diyebiliriz, sanırım anlaması için biraz daha büyümesi gerekiyor.
Aslında bu sorulara kendince bir cevap vermiş sanırım, çünkü fener alayına geldiğimizde Atatürk resmi olan bir sürü posterler görünce: “Anne bak, Atatürk gelemiyor ya onun için herkesin elinde resimleri var” dedi. 🙂

20121116-153916.jpg

Yürüyüşe başladıktan kısa bir süre sonra bütün gün uyumayan oğlum yorgunluğa daha fazla dayanamadı ve kucağımızda uyuya kaldı.

20121116-154016.jpg

Ülkemiz belki de çok zor günlerden geçiyor, ama ben o gün anladım ki Türk milleti vatanına, bayrağına, cumhuriyetine her zaman sahip çıkacaktır, biz böyle güzel nesiller yetiştirdikçe bu vatan ilelebet payidar kalacaktır.

Not : Bu aralar fena halde İstiklal Marşı’na merak sardı, ezberlemeye çalışıyor, ben de yardımcı olmaya çalışıyorum, ilk kıtasını halletti sayılır, ufaktan ikinci kıtaya da başladık 🙂

Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur :)

Eşimle bir süredir düzenli spor yapmaya çalışıyoruz, gittiğimiz spor salonunun da çocuklar için ayrılmış bir oyun odası var, başında bir görevli ile birlikte çok güzel vakit geçiriyor. Camekanlı mekana zaman zaman biz de göz atabiliyoruz veya o da bizi görüp el sallıyor. Aslında sadece el sallamakla kalmıyormuş, iyi de gözlem yapıyormuş, bakınız aşağıdaki fotoğraf 🙂

20121113-171309.jpg

Yürüyüş bandımızı sattık diye hafiflemişken, eşim bu sefer bisikleti bulup eve getirdi, tv karşısında pedal çevirecekmiş! Neyse bizim bücür atladı hemen üstüne, spor yapması lazımmış. Ama hemen tekrar inip kitabımı unuttum dedi, ne kitabı dedik, herkes bisiklete binerken kitap okuyor ya dedi. 🙂 Çok iyi bir gözlemci olduğunu burada da ispat etti bize. Spor dönüşü bir de yorgunluk tripleri var ki sormayın, çok yorulmuşmuş. Hadi yarışalım dediğimde ise o yorgunluk birden geçiveriyor. 🙂

MSA’da somon tanıtımı

Mutfak Sanatları Akademisi uzun süredir gitmeyi istediğim bir yerdi. Geçenlerde mail kutuma düşen MSA’da workshop davetini görünce de çok sevindim. Innovation Norway firmasının somon tanıtımı için düzenlediği bir çalışmaydı, aslında çocuklarla yapılması planlanan bir etkinlikti, fakat hafta içi evden oğlumu alıp gelmem mümkün olmadığı için ben de yalnız gittim.
image
image

Orada da yeni annelerle tanıştım, hep birlikte üç değişik somon tarifi yaptık. Şef Elise Bratteng Ronning oldukça cana yakındı, bize öyle pratik tarifler gösterdi ki hayran olmamak elde değil. Oğlumun olamadığına da çok üzüldüm açıkçası kendisi mutfağa çok meraklı bir çocuk, bir daha ki sefere ne yapıp edip onu da götüreceğim. Bizim balıkla aramız iyi olduğundan balık yedirmekte sıkıntı çekmiyorum çok şükür, ama yaptığımız bu somonlar da çok güzeldi, bir an evvel evde de denemek istiyorum. Fotoğraf makinamın şarjı bitince Esra fotoğraflarımı çekti, Burcu ve eşi de çıkışta beni karşıya geçirdiler, kendilerine nasıl teşekkür etsem azdır. Blog yazmamdaki en büyük artının böyle güzel insanları tanımak olduğunu düşünüyorum. 🙂

Oğlumu workshopa götüremeyince, biz de hafta sonu evde kendi workshopımızı düzenledik. 🙂  Meraklı Minik’in bu sayısındaki Ağaçlı Küçük Kekler’den yaptık. Eğer çocuğunuza brokoli yedirmekte zorlanıyorsanız bu tarifle şansınızı deneyebilirsiniz. MSA’dan oğlum için aldığım önlüğü de takıp işe koyulduk, tüm malzemeleri hazırlayıp oğluma verdim, o da içine ekleyip çırpma işini yaptı, en son kalıplara döküp fırında pişirdik. Harika bir tuzlu kek oldu, brokoli çorbasına bayılan oğlum maalesef bu keklerden hiç yemedi. 😦 Açıkçası kek, börek tarzı şeylerden pek hoşlanmıyor, çok rahatsız değilim bu konudan fakat evimizin fırınından çıkmış, sıcacık keki de yesin istedim. Kendi yemeyince hemen bir tabak babaannesine götürdü.

image

image

image

image

image

image

image